Elektrik kesildi kalkın haşıla

Bir siyasetçi düşünün… Bir tık daha ötesini düşünün…

Bir siyasi parti genel başkanı düşünün…

Elektriğe yapılan zamları protesto etmek için elektrik faturası ödemeyeceğim dedi ve ödemedi.

Haliyle 3 ay üst üste ödemeyince, elektriği kesildi.

Mum ışığında pozlar veriyor.

Faturaların toplamı, bin lira gibi bir şey…

Vallahi benden az geliyormuş. Hiç mi evlerinde çamaşır, bulaşık makinesi ve fırın çalışmıyor(?)

Bu siyasi parti başkanına devlet yönetmek nasip olmadı.

Bekara karı boşamak kolay geliyor.

Onu da devlet idaresinde görürüz diyeceğim…

Allah yazdıysa, bozsun.

Hiç secaatlenmeye gerek yok.

Bunu, şunun için dedim.

Rahmetli babam, ilkokulu zar zor bitirmiş biriydi.

Üç erkek evladına verdiği en önemli nasihatlerden biri…

Devletin başında kim olursa olsun sakın ola devlete asi olmayın!

Bunu dediği dönem, 12 Eylül öncesinin anarşi dönemi…

Çok şükür üç kardeşin de devlete tek bir yanlışı olmadı.

Sadece babam bunu demiyor.

Türk örf, gelenek ve töresi de bunu diyor.

Hatta inancımız da bunu emrediyor.

Ama bu siyasi parti başkanı, tam aksini yapıyor.

Seçilmiş devlet başkanını yok hükmünde görüyor.

Davetlerine icap etmiyor.

Cumhurbaşkanı dahi diyemiyor.

Bu davranışlarına yeni bir halka ekledi.

Elektrik zamlarını bahane ederek, fatura ödemedi.

Milyonlarca insanı en hafif tabirle tahrik ediyor.

Verdiği rakamlar yanlışını ortaya koymasına rağmen milyonlarca elektrik faturasını ödemeyen vatandaşlar üzerinden siyaset yaparak, “Halkımızın acısını yaşamak için karanlıkta oturacağım” diyor.

Oysa benim bildiğim vatandaş, her ne olursa olsun, tüm ödemelerinde elektrik ya birinci ya da ikinci sırada yer alır. Ödememezlik yapmaz

Ya bu, ne bu?

90’lı Yıllarda yapılan “sürekli aydınlık için bir dakika karanlık eylemi”nin son versiyonu mu?

Oldu olacak fon müziğiniz Gaziantep türküsü olsun, tam olsun.

Elektrik kesildi kalkın haşıla

Haşılı da getirin çökün başına

Ustamızın giydiği samanı sarı

Usta seni soksun al kızıl arı

Usta paran yoksa etme bu kârı

Böyle durumda Meral Akşener, müttefikini hiç yalnız bırakır mı?

Ne diyordu TBMM’de parti gurubundaki kürsüsünde;

Müslüm Baba’nın dediği gibi; “Batsın bu dünya”

İyi de bunu Müslüm Baba, demedi ki…

Orhan Baba desen anlarım…

Hazır karanlıktasın… hazır elektriğin kesildi…

Hazreti Ali (R.A)nın bol bol kitaplarını okumasını tavsiye ederim…

Durunnnn! Kızmaca darılmaca yok!

Bir televizyon programında kendisine Hazreti Ali ile ilgili sorulan bir soruya ne demişti?

“Hazreti Ali, önemli bir İslam düşünürü ve yazardır. Kitapları vardır.”

Ben de tam da bunu diyorum…

Eğer bulursa, o kitapları “karanlıktayken” okusun.

Çocukken Hazreti Ali kitapları okudum okumasına ama kastettiği kitaplar, o kitaplar mı bilemedim.

Mesela benim aklıma Hayber Kalesi diye bir kitap geliyor. Allah’ın Aslanı Hazreti Ali’nin Hayber Kalesini fethetmesini anlatıyor.

Kılıçdaroğlu, bunu kastetmiş olamaz değil mi?

İyi de benim aklıma başka bir kitap gelmiyor.

Cahilliğime bağışlayın! Sahi Hazreti Ali’nin yazılmış kitabı var mı?

Neyse neyse oruç başıma vurdu…

Hayırlı iftarlar

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ruhi Aytaç - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.