Haber342


Prof. Dr. Erdal Bay

22 Ocak 2021

GAZİANTEP İÇİN YANMAK

Yıl 1862…

Antep şehri o dönemlerde, Halep’e bağlı bir kaza merkezi.

Halep’e vali olarak İsmet Paşa, Antep’e de kaymakam olarak Topal Rüştü Efendi atanır.

Halk arasında anlatılan rivayete (darb-ı mesel) göre, vali katlanılamaz zulümlerde bulunur

Antep’in ileri gelenleri toplanır ve padişaha maruzatlarını iletmesi için içlerinden birini gönderirler.

O dönem şehrin ileri gelenlerinden Hasırcızade Hafız Efendi bu görevi üstlenir.

Ahali kendi arasında bir kese altın toplar ve İstanbul’a gidip padişahla görüşüp durumlarını izah etmesi için Hasırcızade’ye verir

Hadiseden haberdar olan vali hemen Hasircizade Efendi'nin peşine askerlerini salar.

İskenderun limanında gemiye binmek üzere olan Hasırcızade askerleri görünce ne yapacağını şaşırır.

O bir kese altını kaptana verir ve gemiyi acil kaldırır.

İstanbul’a vardığında elinde avucunda hiç bir şey kalmamıştır.

Sarayın yolunu tutar ama padişahla görüşmek ne mümkün…

Aylarca padişaha ulaşmaya çalışır ama başarılı olamaz…

Daha sonra aklına bir fikir gelir.

Padişahın cuma selamlığına gider.

Padişah camiden çıkınca kavuğunu ateşe verir.

Bunu gören padişah “Adamın kavuğu yanıyor yetişin” der.

Bunun üzerine Hasırcızade “Kavuk ne ki Antep yanıyor padişahım!!”der

Bu lafı işiten padişah Hasırcızade’yi huzuruna kabul eder ve dinler.

Zalim valiyi hemen görevden alır.

Hasırcızade’ye "yanımda kal", "sarayımda danışmanım ol" dese de Hasırcızade Antep'e geri döner ve yedi sene evinden dışarıya adımını atmaz.

Yanan kavuğun Antep’i yanmaktan kurtardığı gibi bazen yakmak mı gerekir yanmaktan kurtulmak için?

 ***

Yıl 2021

Yer Gaziantep

Soğuk bir kış gecesi,

Eski evde yaşayan bir anne ve üç çocuğu…

Yağmurun etkisiyle ailenin kaldığı ev çöker.

Anne ölür, çocuklar yaralanır.

Çocuklar yetim kalır.

İbn-i Haldun “Şehirlerin de bir ruhu vardır. Bir şehirde yaşayan insanlar zamanla yaşadığı şehrin ruhuyla karakteristik açıdan özdeşleşirler.” der.

Bu şehirde insanlar birbirine çok mu yabancı kaldı?

Ülkemizin en lüks konutlarının olduğu en zenginlerinin yaşadığı bu şehirde yıkılan bu bina,  yetim kalan o çocukların üzerine mi? Yoksa durumu fark edemeyen bu şehrin ruhunun üzerine mi çöktü ?

 ***

Münif Paşa, Ömer Asım Aksoy, Necip Asım Yanıksız, Faruk Kadri Timurtaş,

Ali İhsan Göğüş, Asım Efendi gibi abide şahsiyetleri yetiştiren liyakata önem veren bir şehir…

Milli mücadelesi ile “Gazi” unvanına sahip bir şehir

Şahinbey, Şehitkamil, Karayılan gibi milli kahramanları yetiştiren şehir,

Acı zerdali çekirdeğinden, gastronomi başkentine,

İmalatı harbiyeden, sanayi devine dönüşen bir şehir.

Tarihi, sanatı, edebiyatı, mizahı kısacası kimliği olan bir şehir…

Bu şehir;

intihar olayları, cinayet haberleri, silahlı saldırıları, madde bağımlıları,

pahalı konutları, pahalı yemekleri, elektrik kesintileri ile mi gündem de olmalı?

Yoksa, bilimi, sanatı, ülkeye katkısı gibi özellikleri ile mi daha çok gündem de olmalı?

 ***

Hacı Bayram Veli  “İnsan, şehri inşa ederken aslında taşın toprağın arasında kendisini inşa eder. Gönülde her ne var ise, şehir olarak görünür. Gönlü taş olanın şehri taş, gönlü aşk ile dolu olanın şehri gülistan olur” demiş.

Bu şehirde yaşayan gönlü güzel insanlar var. Bu şehri gülistan yapmak isteyen Antep sevdalıları…

 “Antep modeli” sloganı ile gecesini gündüzüne katarak çalışan şehrin valisi, belediye başkanı,

şehrin sorunlarını cesurca dile getiren, sorunlara çözüm getirmeye çalışan siyasetçisi,

kentin yaşam kalitesinin artması mücadele eden basın mensupları, sosyal medya fenomenleri,

Gaziantep kültürünü, tarihini yaşatmak için kendisini adayan Bilge Kazaz, Bilgehan Pamuk, Akten Köylüoğlu, Halit Ziya Biçer, Orhan Uslu’lar ve ismini saymakla bitiremeyeceğimiz pek çok kişi…

Kısacası bu şehre değer katmaya çalışanlar…

Bu şehir için aşkla yananlar…

Diğer yandan, kendilerini ön plana çıkarmaya çalışanlar.

Kimler daha değerli bu şehirde…

Bu şehir için adanmışlık düzeyinde yananlar mı? Yoksa ön plana çıkmak için kendini parlatmaya çalışanlar mı?

 ***

Ez cümle; Sait Faik Abasıyanık’ın “Bir insanı sevmekle başlar her şey” ifadesine ek olarak

“Bir şehri sevmekle başlar her şey”  diyelim.

Allah önce vatanımızın, daha sonra da bu şehrin sevenlerini artırsın…


Bu makaleyi paylaş:

Captcha işaretlenmemiş.
Yazarın Diğer Yazıları
GAZİANTEP ETHOSFERİNDE MELEK OLAN ÇOCUKLAR!!!

10 Eki 2021

EŞEĞİN AYAK İZLERİ

30 Tem 2021

Dilşad’dan, Nazugum’dan Gülbahara Uygur kadınını “ANLAMA”

07 Mar 2021

GAZİANTEP İÇİN YANMAK

22 Oca 2021

YAŞAMAK İÇİN ÖLMEK KAZANMAK İÇİN KAYBETMEK

04 Oca 2021

KAYBEDİLMİŞ NESİLDEN KAZANILMIŞ NESİLE

26 Ara 2020

Müellim – Muallim

23 Kas 2020

Üç çocuk, üç hayal, üç gerçek

30 Eki 2020

BURNUNUN DİREĞİ SIZLAMAK

23 Eki 2020

BERBER ADNAN’IN DUASI VE HATAMIZ

19 Eki 2020