Alinur Aktaş'tan zehir zemberek sözler: Fiyatı üç katına çıkardı, teşekkür ettiler!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli’ye gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Alinur Aktaş'tan zehir zemberek sözler: Fiyatı üç katına çıkardı, teşekkür ettiler!

Aktaş, CHP Bursa İl Başkanı’nın ‘belediye şirketleri arpalığa döndü’ şeklindeki huzur hakkıyla ilgili eleştirilerine sert sözlerle cevap verirken İstanbul'un CHP'li Başkanı Ekrem İmamoğlu'na da göndermeler yaptı.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, CHP'nin Bursa'yı kazanamamasının partide bir yara olarak kaldığına ve bu yaranın kendilerine iftira olarak döndüğüne dikkat çekti. Aktaş, CHP Bursa İl Başkanı’nın huzur hakkıyla ilgili eleştirilerine sert çıktı.

- CHP Bursa İl Başkanı'nın belediye şirketleri arpalığa döndü şeklinde, huzur hakkıyla alakalı bir eleştirisi var. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

"BURSA KILIÇDAROĞLU'NDA BİR YARA"

CHP'nin Bursa ile alakalı acısı var çok net söylüyorum. Sayın Kılıçdaroğlu televizyonlarda canlı yayınlarda söyledi bunu üç-dört sefer. "İstanbul'u kazanmanın keyfini değil, Bursa içimde bir yaradır." dedi. Bursa'yı kaybettiği için içinde bir yara olduğunu ifade etti. Niçin? 20 yıldır Belediye Başkanlığı yapan, 20 tane proje yapmamış olan bir Belediye Başkanları vardı. Halkla ilişikiler faaliyetleriyle bu işi yürütüyordu. Biz seçim sürecinde derdimizi, heyecanımızı çok güzel bir şekilde anlattığımızı düşünüyorum halkımıza. Bir buçuk senedir de Allah'a hamd olsun aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız'dan, Bakanlarımız'dan, Devletimiz'den her türlü desteği alıyoruz.

1.6 MİLYARLIK BİR ÇALIŞMA

Bursa tarihinde ilk defa Emek Şehir Hastanesi'nin ihalesi yapıldı. 1.6 milyarlık bir çalışma. Raylı sistemleri Ulaştırma Bakanlığı yapıyor. Şehir Hastanesi, otoyol bağlantıları... Daha yapılacak bir sürü çalışma var. Biz seferberlik ilan ettik tabiri caizse. E tabi CHP de ne yapsın, projeleri konuşmaktan ziyade aslı astarı olmayan konularla bizim üzerimize gelmeye çalışıyor.

"HAYATLARINDA CAMİYE GİRMRMİŞ ADAMLAR CAMİ ÜZERİNDEN BİZİ VURMAYA ÇALIŞIYOR"

30 Ağustos ile bizi vurmaya çalıştılar, söylemediğimiz bir kelime ile alakalı. Olmayan konularla, Ramazan'da Ulu Camii'de gerçekleştirilen bir programla alakalı ki o program da benim dışımda bir programdır-. Müftünün de, üniversite hocasının da orada olduğu bir programdı. Siyasetin S'sinin konuşulmadığı, belediyecilik faaliyetlerinin B'sinin konuşulmadığı bir programı allayıp pulladılar, Ulu Camii'ye hayatında girmemiş olan adamlar, Ulu Camii üzerinden bizi vurmaya çalıştılar. Şimdi de Belediye şirketleriyle alakalı. Kendilerine bir şey sordum neden hala cevap alamadım onlardan?

"ÇAMUR AT İZİ KALSIN!"

İstanbul'daki iştiraklerde kimler var bir baksınlar dedim. 750 lira hakkı huzuru alınan şey, yeni 1250 liraya çıktı. Adamın telefonunun ulaşımını karşılamaz. Aynı CHP'nin meclis üyesi bir önceki mecliste. Teşekkür ediyoruz dedi. Zarar eden kuruluş kara geçti dedi. Bana teşekkür edeceksiniz kara geçmesiyle alakalı. Ondan sonra buralar arpalık olarak kullanılıyor diyeceksin. Sen Yönetim Kurulu Başkanlarına 14 bin TL, Yönetim Kurulu Başkan Vekillerine 9 bin TL, 4 bin 950 TL Yönetim Kurulu Üyelerine ver, Ümraniye Belediye Başkan adayını bilmem nereye Yönetim Kurulu Başkan Vekili yap. Bilmem neredeki adamı, milletvekili, Başkan Adayını Bilmem nereye Yönetim Kurulu Başkan Vekili yap, çık sen bunları söyle.

Yaptığımız her işten Allah'a şükürler olsun çok ciddi şekilde rahat, memnun ve mutmainiz. Çok Rahatım! Çok net bir şekilde söylüyorum bunu. Yapılanın tek bir sebebi var: Çamur at, izi kalsın. "AK Parti'ye Recep Tayyip Erdoğan'a ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı'na ne kadar zarar verebilirim" ve "Bundan nasıl siyaset devşirebilirim" derdiyle çalışıyorlar. Ya BUDO'da indirim yaptık, damping yaptık resmen. Yüzde 40 indirim yaptık, yolcu sayımız yüzde 120 arttı. 

"İMAMOĞLU FİYATI ÜÇ KATINA ÇIKARDI, TEŞEKKÜR ETTİLER"

Allah aşkına söylüyorum ya, İmamoğlu fiyatı üç katına çıkarttı. Biz itiraz ettik. Vermiyorum dedim. Normal fiyatı biz kendi hesabına yatırdık. Sonuçta biz haklı olduk. Fiyatı üç katına çıkartmadık, yüzde 300 zam yapacak hangi ekonomik ortam var Allah aşkına söyler misiniz? Ne yüzde 300 arttı. Bunlar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'na teşekkür ettiler. Ya teşekkür edecek bir şey yok ki. Ben de teşekkür ederim, bundan da gocunmam. Allah razı olsun derim şehrime faydası olacak bir şey olursa. Üç katı zam yapmak istediniz karşıdaki iskeleye, ondan sonra biz buna hayır dedik. Çünkü çok doğal. Burada yapılanın kirası da belli nihayetinde. Ondan sonraki süreçte biz, bununla alakalı çalışma yaptık. Efendime söyleyeyim indirim yaptık, Bursa'dan İstanbul'a insanların ulaşımını rahat bir şekilde gerçekleştirebilmesini temin etmek adına. Siz kalktınız İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür ettiniz. Ya ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Ya sebep belli, sonuç belli. 

Bursa'da AK Parti'li bir Belediye Başkanı var. Bursa'da doğru projeler konuşuluyor. Bursa'da doğru işler yapılıyor ve bu doğrultuda insanlar buna mukabele gösteriyorlar. "Acaba bir dahaki döneme Belediye Başkanı'nı ve Belediyeyi yıpratarak bir mesafe alabilir miyiz?" diye düşünüyorlar. Eksik olan Aksak olan konuları dile getirin. Ben gerçekten buna katılırım. Katı atık bedelleriyle alakalı İstanbul'da hangi ilçe Belediyesi katı atık bedeli alıyor? Şimdi onlar burada bu bedeli almanın hesabını yapıyorlar. Onunla bizi vurmaya çalışıyorlar. Söylüyorum ya Beşiktaş CHP'li belediye. Büyükçekmece CHP'li. Maltepe CHP'li. Onlar katı atık bedeli mi alıyorlar. Hayır! Onlar da çöp topluyorlar. Niçin siz katı atık bedeli almanın hesabını yapıyorsunuz? Niçin Bursalı hemşehrilerimize diyemiyorsunuz? Diyorlar ki kanuni zorunluluk. Kanuni zorunluluk sadece Bursa'daki ilçe belediyelerinde mi var? Oradaki Belediyelerde yok mu? Dolayısıyla siz de çıkıp bunu mert bir şekilde söyleyebilirsiniz. Neden söyleyemiyorsunuz? Desenize Bursalı hemşehrilerimize "Ey ilçede yaşayan vatandaşlarımız. Biz artık katı atık bedellerini almıyoruz" Uzun lafın kısası Bursa Belediyesi'ne, AK Parti'ye ve Sayın Cumhurbaşkanımıza nasıl yüklenebilirler onun derdi ve hesabı içerisindeler. Eğer gerçekten şehirlerini dert etseler size tüm samimiyetimle söylüyorum çok daha güzel işlere imza atarlar. Biz de süt dağıtımları yapıyoruz. Ana kucakları açtık biz de yahu. 7 tane ana kucağı açtık, sene sonuna kadar 15 olacak bu sayı.

ANAKUCAĞI PROJESİ SAYISI 15'E ÇIKACAK

Bize ait bir projedir ve ismi de tescillidir. Ana Kucağı. Çünkü Anne bizim inanç ve kültürümüzde çok özeldir. Hani "Ana başa tac imiş, her derde ilaç imiş, bir evlat pir olsa da anaya muhtaç imiş" deriz ya. Ana kucağı isminde projelerimiz var. Özellikle imkanı olmayan vatandaşlarımızın buluştuğu, her türlü gıdasından, eğitim materyaline kadar verdiğimiz ana kucakları... 15 olacak sene sonuna kadar sayısı. Farklı ilçelerimizde. İstanbul'da diyorum ben Ana okululu projeleri beni ilgilendirmiyor diye. Herkes kendine göre bu projelerini yapıyor. Bizim projelerimizi yok kabul ederek, hatta yaptıklarımızı da başkalarına mal ederek, olmayan konularda yanlış, aslı astarı olmayan konularla bizlere iftiralar atıp mesafe almaya çalışıyorlar. Bursalı hemşehrilerimizi bunu görüyor. Çok net bir şekilde bunu görüyorlar. Asla kabul etmiyorum. İsteyen herkese de rakamına küsuratına kadar her şeyi hesaplar, ortaya koyabilirim ne olduğuyla alakalı. Burada amaç dediğim gibi çamur at izi kalsın, başka bir şey değil. Çünkü Bursa ile alakalı yara var içerlerinde ben size söyleyeyim. 

23 Kasım 2020 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz