Danıştay Savcısı mütalaasını açıkladı

Danıştay 10. Daire Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle çekilmesinin iptali istemiyle açılan davayı görüştü. Daire kararını usulen daha sonra yazılı olarak açıklayacak. Danıştay Savcılığı'nın sözleşmeden çekilme kararının iptalini istediği öğrenildi.

İstanbul Sözleşmesi'nden Cumhurbaşkanlığı kararıyla çıkılması kararına karşı açılan davalar Danıştay'da görüldü.

Türkiye, 20 Mart 2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Sözleşmesi'nden ayrıldığını duyurmuştu.

Danıştay Savcısı, fesih kararına ilişkin yürütmenin durdurulması ve kararın iptali yönünde görüşünü açıkladı. Heyet, kararı daha sonra açıklayacaklarını bildirerek duruşmayı sonlandırdı.

ERDOĞAN'IN AVUKATI NE DEDİ?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Emre Topal: "Bir sözleşmeden ayrılmanın yöntemleri çok çeşitlidir. Fesih de yapılabilir. Fesih kelimesinin kullanılması hatalı değildir. Üzülerek belirtmeliyim ki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin anlaşılmadığını düşünüyoruz. Ek kanunla tedbirler alınabilir. 6284'teki İstanbul Sözleşmesi'ne atıf yapması sorun değildir. 6284 hala yürürlükte, kadınlara yönelik şiddetle mücedele durmaksızın devam etmektedir. Fesih kararının iptal talebinin reddedilmesini doğru buluyoruz. Savunuyoruz. Dünyada eşi benzeri olmamış bir durum varmış izlenimi yaratılmaya çalışılıyor."

AVUKATLAR NE DEDİ: SÖZLEŞME MÜLTECİ KADINLARI DA KORUYOR

Avukat Ebru Beşe: Ben mülteci kadınlar adına da konuşmak istiyorum. İstanbul Sözleşmesi özellikle binlerce kilometre yürüyerek canları pahasına sığındıkları kadınları da koruyor. Biz ise bir gecede hukuksuz bir şekilde bu sözleşmeden çıkıyoruz. İstanbul Sözleşmesi her anlamda insanlık onurunu koruyan bir sözleşmedir. Biz heyetten fesih kararının iptalini talep ediyoruz.

Avukat İlayda Doğa Karaman: İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasından failler yararlandı. Aile İçi Şiddet Bürosu 'yakında 6284'ten de çıkılır' diyerekkanun maddelerini uygulamadı. Bu muydu kamu yararı? Devlet şiddette maruz kalan kadınlara ulaşamıyor. Yapılması gereken tek şey ise sözleşmenin uygulanması. Devlet tüm vatandaşları ve 45 milyon kadını korumakla yükümlü. Şiddetsiz bir dünyayı savunmaya devam edeceğiz.

Gelecek Partisi Kadın Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Habibe Çiftçioğlu: İlk imzacısı olunan ve bir gecede feshedilen busözleşmeden neden çekildiğini merak ediyoruz. Biz uygulamadaki eksiklikleri eleştirirken bu karardan büyük bir endişe duyduk. Kadınların çocukların ve tüm dezavantajlı grupların devlet tarafından korunmasını istiyoruz. İstanbul Sözleşmesi Türkiye'nin gündeminde bu sözleşmeye sahip çıkın.

Gaziantep Barosu Başkanı İskender Kahraman: Ben aynı zamanda iki kızım için de buradayım. Bir kişinin gece yarısı kararnamesi ile uluslararası sözleşmeden çıkma kararı vermesi hukuksuzdur. Sözleşme toplumsal güveni ve huzuru sağlıyor ve devlete sorumluluk yüklüyor. Bu sözleşme işlevsel olmadığı için kadına yönelik şiddet bu kadar artıyor. Milyonlar bu davayı takip ediyor, hukuksuzluğun son bulmasını istiyoruz.

"BU METİNDEN SADECE ŞİDDET FAİLLERİ RAHATSIZLIK DUYAR"

Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren: Bu kalabalık ve dayanışma çok güzel ama kaygı duymamız gerek. Biz ne zaman büyük salonlarla, çok fazla insanın katıldığı bir yargılama yaptık? Baskının arttığı, sıkıyönetim mahkemelerinde gördük. Bu açıdan bu tablodan kaygı duyulması lazım çünkü demokrasiden uzaklaşmış oluyoruz. Siz ne karar verseniz de bu salondaki her bir kişi sözleşmenin ruhunu yaşatmaya devam edecek. Bir baro başkanı olarak şiddete karşı düzenlenen bir sözleşmeden çekilmemek için konuştuğum için utanç duyuyorum.

Diyarbakır Barosundan Hatice Demir: Nahide Opuz'un öldürüldüğü topraklardan geliyoruz. Kadınlar farklılıklarına göre de şiddete uğruyor. Danıştay'ın kararları da kamu yararını korur. Kadına yönelik şiddet toplumsal bir sorun ve küresel bir sorun. Bu sözleşmeye niçin ihtiyaç duyulduğunu lütfen unutmayalım. Biz her gün şiddete uğrayacağımız kaygısıyla yaşıyoruz. Bu sözleşme bizim için inanılmaz güçlendiren bir unsurdu. Feshedilmesiyle hepimiz güvencesizlik içinde kaldık. 'Kadına şiddet uygulama' diyen hukuki metinlerden kim rahatsızlık duyar? Sadece şiddet failleri rahatsızlık duyar.

Mahkemeniz bugün ya kadınların özgürlüğünden yana ya da erkeklerin tahakkümünden yana karar verecek. Ya bu ülkede tek bir kişi toplumun geleceğini belirler diyecek ya da bu ülkede demokrasi var hukuk var diyecek.

Kocaeli Barosu Başkanı Bahar Gültekin Candemir: Kadınlar olarak hak ve özgürlüğümüzün korunmasını istiyoruz çünkü biz kadınlar ölmek değil yaşamak istiyoruz.

"ÖNÜMÜZDE HEM HUKUKİ HEM DE POLİTİK BİR SORUN VAR"

Avukat Hülya Gülbahar: Burada Tekirdağ'dan Diyarbakır'a kadar barolar, her siyasi görüşten kadınlar, meslek örgütleri var. Tanıyorum AKP'li kadınlar var bu salonda. Heyetinizin önünde çok büyük bir hukuki problem var. 6284'te İstanbul Sözleşmesi uygulanır diyor. Sözleşme yürürlükteyken sözleşmeden çıkırsa ne olacak? Kanun maddelerini ne yapacağız, onları da mı yok sayacağız? Dünyada uygulanan adı İstanbul Sözleşmesi olan bir sözleşmede İstanbul mu olmayacak? Önümüzde hem hukuki hem de politik bir sorun var. Bu dava uzadıkça kadınlar hayatlarından oluyor. Çocuklar istismara uğruyor. Burada esasa dair bir karar verilecek, şiddet gören insanların, kadınların, çocukların geleceği belirlenecek.

Erzurum Barosundan Selin Deniz Bozkurt: 18 yıl Erzurum'da yaşadım, orada büyüdüm. Benim arkadaşlarım 15 yaşında evlendirildi, şiddet gördü. Şimdi erkek çocuklarından şiddet görüyorlar. İstanbul Sözleşmesi bu şiddete dur diyecek tek dayanağımız.

Avukat Sibel Suiçmez: İstanbul Sözleşmesi bizim kırmızı çizgimiz vazgeçmek de öyle kolay değil. Türkiye'ye Cumhuriyeti laik, demokratik bir hukuk devleti. Sizden kahramanlık beklemiyoruz sizden hiçbir güçten korkmadan karar vermenizi bekliyoruz. Bu dava sadece bizim için değil sizin çocuklarınız için de bu ülkenin geleceği için de çok önemli. Sayın heyet sizden Danıştay'da da hakimler var demenizi bekliyoruz. Buraya binlerce kadının çığlığını, umudunu, kanını getirdik. Bunu şimdi siz değerli yargıçların omuzlarına bırakıyoruz.

Avukat Candan Dumrul: Sayın heyet öncelikle bu salonda siz dahil herkes maske takıyor. Oysa Cumhurbaşkanı kapalı ortamda zorunluluğun kaldırıldığını söylemişti. Cumhurbaşkanı karar verdi diye bu doğru bir karar mı, değil. Neden takıyoruz çünkü hayatımıza sahip çıkıyoruz. İşte kadınlar da hayatlarına sahip çıkmak için burada. Bu sözleşmeden çekilme hukuka uygun görülecekse o zaman temel bir hukuk tartışması yürütülmesi gerekiyor. Bu sözleşme bizim vazgeçebileceğimiz bir düzenleme değil. İstanbul Sözleşmesi yaşam hakkımızın teminatı. Bu sözleşmeyi ya bu salonlarda ya sokaklarda alacağız ya da yeniden yeniden yazacağız. Namus bahanesi, sözde ahlak gerekçesiyle kadınlara ayrımcılık göstermeyi kendilerinde hak görüyorlar çekilmesini isteyenler. Kamunun yararı herkesin yaşamının güvenceye alınmasıdır.

#

28 Nis 2022 - 00:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.